29 Mayıs 2013 Çarşamba

BİLİM ve DOĞMATİZM – II (Kentine Güvenen Kentler)

Memlekete hizmet etmek isteyenler açık kalpli olmalıdır. Açık söylemelidirler. Milletle, milleti sevk ve idare eden insanlar açık kalple görüşmelidirler. Yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa boş laflarla milleti aldatmak, bozmak demektir. Prensibimiz daima millete gerçeklerin söylenmesi olmalıdır. Ancak bu usul, milleti aydınlatabilir. Millete gerçeği açıklayanların kendileri de aldanmadıklarından emin olmalıdır. 
Arkadaşlar! Benim bütün hayatımda izlediğim yöntem budur. Mustafa Kemal ATATÜRK ( 1923 ) Önceki yazımda anlattığım yararlı ve desteklenmesi gereken projelerle ilgili olarak Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi Fizik Öğretmeni Sn. Züleyha Baştepe ERDOĞAN ve Kimya öğretmeni Sn. Taner BULUT’u proje danışman öğretmenleri olarak anmamak bu ülkede yapılan güzelliklere saygısızlık olur sanırım. Bu yazıyı okuduğunuz bu gün, 2 Haziran’a kadar sürecek olan Sosyal Demokrat Belediye’lerden “Kentine Güvenen Kentler Buluşması” adlı etkinlikte İstanbul’da başlamış olacak. Sanırım birazda şanslı bir dönemimdeyim. Tam da okullardaki Bilim Fuarı etkinliklerinin izlenimlerinden bahsetmeyi ve konuyu buraya getirmeyi kurgularken bu etkinliğin başlaması benim adıma çok büyük bir şans. Özellikle Sosyal Demokrat Belediyelerin, ülkemizin 1000 okulunda gerçekleşen Bilim Fuarları etkinliklerine, bölgelerindeki okullara, beldemiz, ilçemiz, ilimiz yararına olan ve destek verirsek halka nasıl daha iyi hizmet verebiliriz düşüncesi ile gözlemci gönderip göndermediklerini açıkçası merak ediyordum. Hatta bu konuda, konuyu nasıl yazacağım diye de kara kara düşünüyordum. Çünkü öngörülerle yazmak hiçte hoş değildi. Yaşanmışlıkları yazmak olayı kişiselleştirirdi. “Canım Trakyam”, yanıt alarak, öngörülerin doğruluğu ile artık rahatça yazabilirim. Kentine güvenen kentler buluşması broşürlerinden ve internet sayfasında katılımcı belediyelerin Muhteşem Projelerine! baktığımızda projelerin büyük bir kısmının çağdaş, insana yakışır, yaşamı kolaylaştıran, kültürümüze sahip çıkan kısacası Sosyal Demokrasinin gereği, olmazsa olmazı olan projeler. Yenilik nerede? Önceki yazımda örnek verdiğim, çevre ile ilgili, direkt bölge halkına ve çiftçisine yararlı, doğayı koruyan temiz enerji ile ilgili projeler nerede? Hoş muhteşem projelere baktığımızda çevreci diye lanse edilen atık su arıtma tesislerini lütfen göstermeyin. Çünkü bunlar 2014 yılına kadar kanunen yapılması gereken projeler. Canım Trakya’mın dört ili yada sosyal demokrat belediyeleri bu atık su arıtma tesislerini mecbur kalmadan yapsalardı Ergene bu kadar kirlenmezdi belki. Ya da soruyu şöyle sorsak halk bu muhteşemlikleri neden göremiyor? “Kentine Güven Canım Trakyam” broşüründe ki “Trakya’nın kendine has pozitif insanına yakışan katılımcı, özgürlükçü belediyecilik Trakya’ya çok yakışıyor” demek gerçeği yansıtıyor mu? Yok sa, girdiğimiz yaz dönemlerinde moda olan ve adlarında mutlaka “Kültür ve Sanat” eksik olmayan belediyelerin düzenledikleri etkinliklerde, festivallerde katılımcı Trakya Halkının bilinç seviyesini arttırmak için önerdiği, bilimsel ve halkın bilinçlenmesini sağlayıcı proje önerileri dilekçelerine yanıt dahi vermeyen (Kırklareli Belediyesi), verdiği yanıtta vatandaşı aptal yerine koyan (Lüleburgaz Belediyesi) zihniyet mi gerçeği yansıtıyor. Ya da “Trakya halkı hele yaz günleri kapalı mekanları sevmez, dolayısı ile bu bilimsel, kültürel toplantılara katılım olmaz” diyerek cüzi ekonomik maliyetli, insandan yana toplantılar yerine bol şenlikli, yüksek maliyetli eğlenceleri mi tercih ediyorlar. Belediyelerin bu yaklaşımları Kent Konseylerini (Lüleburgaz) de etkilemiş olacak ki, bu kültürel faaliyet önerilerine vatandaşı adam yerine koymayıp yanıt verme zahmetine bile katlanmıyorlar. Dolayısı ile en iyisini ben bilirim mantığının hüküm sürdüğü zihniyetin, halk böyle istiyor yaklaşımının, dogmatizmden ne farkı kalıyor ki. Gazetemiz Görünüm’ün haber merkezinden Sevgili Ali (Mert)’nin dediği gibi “Sabah ki 19 Mayıs törenlerine katılım 200 kişi, akşam belediye konserine katılım binlerce kişi” Sen halkın bilincini arttıramadıktan sonra yazımın başına aldığım Atamızın sözü ile noktalamak istiyorum; “Yoksa boş laflarla milleti aldatmak, bozmak demektir” Meraklısına : http://www.kentineguvenenkentler.com/ adresinden Muhteşem Projeler incelenebilir.
Yorum Gönder