1 Şubat 2013 Cuma

AKIL TUTULMASI-GÖRÜNÜM GAZETESİ-01.02.2013

ABESLE İŞTİGAL Bu günkü yazım kurgulamaya çalışırken 28 Ocak 2013’te Kırklareli Milletvekili Sn.Mehmet Siyam Kesimoğlu’nun TBMM’de düzenlediği basın toplantısının video görüntüleri sanal alemde, haberi ise basında yer aldı. Basın toplantısı Lüleburgaz Devlet Hastanesi ile ilgili bir yolsuzluk iddiası. Konu sağlık olunca tabiî ki insan hemen ilgileniyor. Vekillerin bu tür sorunların üzerine gitmesi ve dosyayı yeni Sağlık Bakanına ileterek takipçisi olacağını belirtmesi sevindirici. Bunun yanı sıra Sn.Vekil’in eski Sağlık Bakanına verdiği konu ile ilgili soru önergelerine yanıt alamamasından şikayetçi olması dikkat çekici idi. Bir dikkat çekici taraf ise söz konusu iddianın tarihi hakkında hiçbir bilginin verilmemesi. Eleştirel aklın süzgecinden geçirip araştırmaya başlıyorsunuz haberi ve aynı konu ile ilgili olarak 20 Kasım 2012 tarihinde yine Kırklareli Milletvekili Sn.Turgut Dibek tarafından 7119 sayı ile TBMM Başkanlığına Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı olarak yanıtlaması talebi ile bir soru önergesi verdiği görülüyor. Burada amacım konuyu tartışmak veya gündem yaratmak değil. İlginç bir ironiyi paylaşmak. Başbakandan yanıt geldi mi bilmiyorum bilmeye de gerek yok çünkü soru önergelerinin tarihlerine baktığınızda alınacak yanıtlar önceden belli zaten. Çünkü; olay 2009’da vuku buluyor, 2010 Ocak ayında soruşturma açılıyor, 09.02.2011 tarihinde 2010/210 soruşturma numarasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veriliyor. Ayrıca açılan görevi kötüye kullanma davası 27.09.2012 tarih ve 2012/629 sayılı karar ile sonuçlanıyor. Tüm olay soru önergelerinden çok önce tamamlanmış. Alınacak yanıtlar yukarıda iki örneğini verdiğim sonuçlanmış mahkeme ve soruşturma sayı ve numaralarından başka ne olacak ki. “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. “ Bu şekilde ki gündemler bence Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesinde bahsettiklerinin hala farkına varılamamasını göstermiyor mu? Temel bir insan hakkı olan sağlık hakkının 1990’lardan sonra Dünya Bankası ve IMF telkinleri ile başlatılan ve “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında AKP iktidarlarınca hızlandırılan özel sağlık yatırımlarının teşvik edildiği, sağlık çalışanlarının ekonomik - demokratik haklarının budandığı hallaç pamuğu gibi atıldığı bu süreçte sonuçlanmış bir konuyu gündeme getirmek Siyasi tarihimizin ordinaryusu Sn.Süleyman Demirel’in siyaset literatürüne soktuğu ve dilinden düşürmediği “abesle iştigal” den başka ne ola ki. Ve de 10 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ve 1 Ocak itibarı ile geçerli olacak uygulamaya göre tüm halkı ilgilendiren bir konu olan ve Sosyal Güvenlik Kurumunun Sağlık Uygulamaları Tebliğin’de (SUT) yaptığı değişiklikle özel hastanelerin ameliyatlarda kullandığı malzemelerin kurum tarafından karşılanabilmesi için hastalar üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinden Konsey Raporu alacak yoksa cebinden ödeyecek. Bu değişiklik özel hastanelere bir gol gibi gözükse de Sn.Mustafa Sönmez’in 2011’de İzmir Tabip Odası ve Yordam Kitap’ın ortaklaşa yayınladığı “Paran Kadar Sağlık” kitabını teyid etmiyor mu?. Önce özel hastanelerle anlaş sonra vatandaşı zora sürükleyerek geri adım atıp vatandaşın cebine yönel. Öncelik hangi konuda olmalı bunu yorumunu da sizlere bırakıyorum.
Yorum Gönder