17 Aralık 2014 Çarşamba

BEYİN YA DA ŞEYTANLIK !

Yaşayan beynimiz 140 milyar hücre, 1,5 kilogram ağırlık ve l milyon kilometreden uzun lif bağlantısına sahip jelatin bir yapıdır ve 60 watt’lık ampul kadar enerji kullanır, vücuda giren oksijen ve glikozun dörtte birini tüketir. Her sinir hücresi küçük bir jeneratör gibi çalışır. Karikatürlerde aklımıza bir fikir geldiği zaman kafamızın üzerinde ampul çizmek sanırım bu 60 Watt’lık ampulden kaynaklanıyor. “Beyinde 100 milyar nöron denilen beyin hücresi var. Düşünceler kafamızın içinde saniyede 120 metre hızla dolaşıyor.” Yani saatte 400 kilometre hızla şeytanlık düşünebiliyoruz! Beyin, insan vücudunun %2’si ağırlığında olmasına rağmen, geriye kalan %98’i yönetiyor. Öğrenirken, düşünürken, konuşurken onu kullanıyoruz. Ancak çoğumuz kafamızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğimiz üzerine pek kafa yormuyoruz! Toplumsal, dinsel, siyasal, ailesel, genetik, teknolojik özellikleri göz ardı ederek, daha güzel bir dünya ve gelecek için sadece beynimizi nasıl daha iyi çalıştırabiliriz konusunda aşağıdaki önerileri gerçekleştirebilirsek aydınlık yarınlar için çok mu iyimser düşünmüş oluyorum?. Beyin kas sistemiyle çalışmadığı için, beden gibi yorulmaz. Beyindeki yorgunluk monotonluktan gelir. Beyin çok iş yaptığı için değil, hep aynı işi yaptığı için yorulur. Beynimizi dıştan içe doğru geliştirmenin yolu, duygularımızı zenginleştirmektir. Gözümüzü güzel ve farklı görüntülerle beslemek, kulağımızı farklı ve güzel seslerle beslemek iç dünyamızı genişletecektir. Çok gezmek de çok okumak kadar beyin dostu etkinliktir. Beyin sulanmaz, beyin kurur! Beyin yüzde 80 sudan oluşuyor ve bu yüzden beyne su takviyesi yapmak gerekiyor. Günde 8-10 bardak kadar su içilmezse beyin kurur ve algı kalitesi düşer. Eli hızlandıran şeyler, aklı yavaşlatır! Bir alışkanlık edindiğimiz zaman elimiz hızlanır ve otomatik pilot ile hareket eder, bu durum da aklı yavaşlatır. Zihinsel rutinlerinizi kırın: eğer sağ elinizi kullanıyorsanız bazen telefonu sol elinizde tutun (solaksanız tam tersi), çantanızı diğer elinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. Akıl tutulmasına karşı, açık görüşlü ol. Kullanılmayan organ körelir. Sürekli aynı insanlarla aynı programları seyredip aynı hayatları yaşayarak aklınızı köreltmeyin. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez. Beyne çöp girerse, beyinden çöp çıkar! Beyninizi ne ile beslerseniz beyninizden alacağınız verim ya da çıktı o olacaktır. Girdilerin kalitesi çıktıların kalitesini belirler, dolayısıyla beyninize ne aldığınıza dikkat etmelisiniz. Sihirli “eğer” ile düşünün. Beyin tıkandığında varsayımlarla akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda önemsediğiniz, model aldığınız bir kişiyi aklınıza getirerek “O benim yerimde olsaydı ne yapardı?” diye düşünün. Aklının takıldığı yer hayatının takıldığı yerdir! Zihin bir şeye takıldığında tüm sistem kendi içinde kilitlenir, aklınızı çözmek için kendi hayallerinizi gerçekleştirin, yani yeni ihtimalleri görmeye çalışın. Sosyal medya diyeti yapın! Sosyal medyanın aşırı kullanımı insanı beyninden vuruyor. Bu araçları aşırı derecede kullanırsanız beyin ölümünüz gerçekleşir, aşırı iletişim kurmak düşünmeyi durduruyor. Bu gerçek yaşamda da doğrudur. Beyni en çok yoran yeni insanlar tanımaktır. İyi ve kötü arasında sorgulama yaptığı için beynimiz bu durumlarda matematik çözmekten daha fazla yorulur. İnsanları beyninizle sevin! Aşk bir beyin işlevidir! Duyguların gerçekleştiği yer insan beynidir. Mantıksız davranış aşk üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılıyor, bu doğru bir düşünce değil. Nasıl çalışması gerektiğini beynine öğret! Beyin kendisini nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarına göre kendini yapılandırır. Beyninizi sabah çalışmadığına inanırsanız beyin sabah çalışmaz, dolayısıyla beyninizi nasıl çalıştığına dair yapılandırırken dikkatli olun. Yürüyerek kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz? Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz. Zihinsel jimnastik/antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözün, Satranç gibi akıl oyunları oynayın. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin. Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir. Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klasik müziğin zekaya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız. Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini arttırır. Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein'in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar. Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2'sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25'ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın. Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun. Beynin en tehlikeli yanı ''ters çaba'' kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken ''acaba heyecanlanır mıyım ?'' diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız. Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirebilirsiniz. Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna ''sihirli sayı'' kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz ''servis dışı'' olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken ''kafadan'' değil,tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kağıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın. Son olarak Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sinan Canan, beynin 2.5 milyon gigabayt hafızası bulunduğunu belirterek, bunun 300 yıl süren HD filmin kaydedilmesi anlamına geldiğini söylüyor. Scientific American dergisinde ki bir makalede “Peki kullanamayacağımız kadar geniş bu hafıza neden evrimleşti?” diye sorarark şöyle yorumluyor. “ Evrimsel olarak muhtemelen bu beynimizin büyümesine paralel olarak edindiğimiz bir özellik, doğrudan üzerinde bir seçilim baskısı bulunmuyordu. Ancak beynimiz büyümek zorundaydı. Bu büyüme, bu orantısız hafıza artışını da beraberinde getirdi. Ancak dolduramıyoruz, çünkü hafızayla ilgili tüm süreçler düzgün evrimleşemedi. Daha seçilim süreçleri işini yapamadan, insan, zekasıyla doğal seçilimin önüne geçti ve etkisini büyük oranda kırdı. İşte bu yüzden beyin bu kadar karmaşık, bu yüzden anlaşılmaz hatalarla dolu.”
Yorum Gönder