21 Mart 2015 Cumartesi

EMPATİ ve EMPAT

Ülke insanı olarak sanırım en büyük sorunumuz empati yeteneğini kaybetmemizden kaynaklanıyor. Çünkü ; Bebekler üzerinde yapılan araştırmalara göre, doğuştan empati yeteneğimiz yüksek olmakla birlikte, bu yetenek, ailevi ve toplumsal koşulların sağlıksız olması durumunda, hızla kaybedilebilir. Empati, gelişmiş duygusal zekânın ürünüdür !! ... IQ .. DEĞİL ! ... EQ .. gerekli .... Bazı insanlar, karşısındaki insanın duygu ve düşüncelerini doğru anlar ve hisseder. Kendisini adeta onun yerine koyar, olaylara onun gözüyle bakabilir. Nasıl tepki vereceğini bilir ve bu gerçeği dikkate alarak davranır. Empati, yani duygudaşlık adı verilen bu durum, insanlar arası ilişkilerin gelişmesine, kavgaların azalmasına yardımcı olur. Empati sıklıkla, kendi gerçeğini inkâr etme ve karşısındakinin taleplerine boyun eğmeyle karıştırılır ki, bu yanlış bir tespittir. Empati için, erkek ve dişi özelliklerin ikisini birden bünyesinde barındıran, çift cinsiyetli, bir beyne sahip olabilmek gerekir. Anlayabilen, hissedebilen, problemleri çözebilen bir beyin!.... Empati yeteneği zamanla da kazanılabilir, geliştirilebilir. Nasıl mı? Öncelikle kendi duygu ve düşünce dünyamızı tanıyarak, sağlıklı yapılandırarak, Karşımızdakini dikkatle dinleyerek, Yorum yapma ve yargıya varma konusunda acele etmeyerek, Yaşadıklarımızdan dersler çıkararak, İnsanları ve olayları sürekli kontrol etme eğilimimizle yüzleşip, bu davranışı terk ederek, Karşımızdakilerin yıkıcı ve sömürücü davranışları ile aramıza belli sınırlar çizerek... Peki empati, kadınlarda mı, erkeklerde mi daha güçlüdür? Kişiden kişiye değişmekle birlikte, araştırma bulguları ağırlıklı olarak kadınları işaret ediyor. Kadınların, konuşarak kendisini ifade edemeyen bebek ve küçük çocukları anlamaya olan ihtiyaçları, genetik olarak empati kurma becerisine yatkınlıklarının nedeni olmalı. Kadınlar, sıkıntıda olan bir insandan kolayca etkileniyorlar. Hem kadınlar hem de erkekler, daha anlayışlı bir kulak aradıklarında, kadınlarla konuşmayı, dertlerini paylaşmayı tercih ediyorlar. Kadınlar daha güçlü empatiye sahipken, erkekler, sorunları kavrama ve teknik çözüm sistematiği kurmada daha başarılılar. Erkeklerin bu yeteneği sergileyebilmeleri, problemlere sağlıklı bir mesafede durabilmeleri halinde mümkün. Empati, karşısındakini bir cisim değil, duygu ve düşünceleri olan bir insan gibi algılayarak yoğun bağ kurma demekken, sistem yeteneği, karşısındakinden biraz daha ayrı durma ve süreci objektif biçimde değerlendirebilme anlamına geliyor. Yaşamda sorunlarla başa çıkmada, her iki niteliğe de ihtiyaç duyuyoruz. Bazı durumlarda empatinin getirdiği duygusal destek, bazense, sorunlara teknik çözümler gerekiyor. Peki bir Empat’ın özellikleri nelerdir.? Şiddet, zalimlik veya trajedi içeren şeyleri izlemek dayanılmazdır: Empat ne kadar uyumlanmışsa bu durum daha da şiddetlenir. Bu yüzden çoğu Empat eninde sonunda televizyon izlemeyi ve gazete okumayı bırakmak durumunda kalır. Acı çeken, duygusal yara almış veya korkutulmuş olan insanlar bir Empat’ın dikkatini ve şefkatini daima çeker. İnsanlar hep ona içini döker, hiç tanımadığı insanlar bile: Bir Empat, insanların sorunlarına, problemlerine çöplük olabilir, ki dikkatli olmazsa hepsi onun üzerinde kalabilir/o sorunlar kendininmiş gibi olur. Empatların enerjileri çoğunlukla sömürülür. Alkol, uyuşturucu, seks gibi Empat’ın bulaşmadığı çok az şey vardır. Bunun sebebi dışardan gelen duyguları kapatmaya çalışmalarıdır (Ki bunu bilinçli olarak farketmezler). Kendini korumanın başka bir şeklidir ve bu bir kişi veya şeye karşı olabilir. Şarkı söylemek olsun, dans etmek olsun, rol yapmak olsun, yazmak ve çizmek olsun, bir Empat oldukça güçlü bir yaratıcılık damarına, geniş bir hayal gücüne sahiptir. Doğanın içinde olmak Empatlar için bir gerekliliktir ve evcil hayvanlar yaşamlarında olmazsa olmazdır. Bir Empatın eğer kendiyle başbaşa kaldığı bir zamanı olmazsa kafayı yemesi işten değildir. Bu özellikle çocukluklarında bariz olarak gözlemlenir. Teşvik edilmezse kolayca sıkılır ve/veya dikkati dağılır: İş, okul ve ev hayatının Keyif almadıkları bir şeyi yapmak onlar için imkansızdır: Denildiği gibi. Bu şekilde sahte bir hayat sürdüklerini hissederler. Bir Empatı hoşlanmadığı bir şeyi suçluluk duygusu aşılayarak veya başıboş olarak etiketleyerek yaptırmaya zorlamak onu sadece mutsuz eder. Hakikat için müdadele eder: Bu özellikle bir Empat yeteneklerini ve doğuştan hakkı olan şeyi keşfettiği zaman daha yaygınlık gösterir. Yalan/uydurma olan herhangi bir şey fazlasıyla rahatsız hissettirir. Daima cevapların ve bilginin arayışındadır: Cevapsız sorular bir Empat için moral bozucu olabilir ve bir açıklama bulmak için yanıp tutuşurlar. Maceradan, özgür olmaktan ve seyahatten hoşlanır: Empatlar özgür ruhlardır. Kargaşadan tiksinir, hayal kurmayı çok sever Rutin işleri, kuralları veya kontrolü hapis gibi görür: Özgürlüklerini kısıtlayan herhangi bir şey Empatı güçten düşürür, hatta zehirler. Çok yemeseler de kilo almaya yatkındırlar: Fazla kilo, dışarıdan gelen negatif enerjilere karşı korunmanın bir başka şeklidir.... !!! Çok iyi dinleyici: Bir Empat, çok güvendiği biri olmadığı müddetçe kendileri hakkında pek konuşmazlar. Başkaları hakkında şeyler öğrenmeyi ve bilmeyi severler ve gerçekten umursarlar. Narsisizme tahammülü yoktur: Ne kadar kibar ve hoşgörülü olsa da, Empatlar egoist (kendini önemseyip başkalarının duygularını veya bakış açılarını önemsemeyen) insanların etrafında olmaktan hoşlanmazlar.... !! Çalkantılı bir ruh haline yatkın olabilirler ve eğer üzerlerinde çok fazla negatif enerji varsa bu onları asosyal hatta sefil bir duruma sürükler. Bir Empat mutsuz olduklarında mutlu gibi davranmaktan nefret ederler ve bu sadece onların durumunu kötüleştirir (hizmet sektöründe çalışınca, güler yüzlü olmak özellikle çok zorludur) ve bir nevi kaçacak bir delik aramalarına yol açar. Doç.Dr.Şafak Nakajima ve ayrıca Cristel Broederlow (Çevirmen: Serkan “Sai” Önder)’in makalelerinden yararlanılmıştır.
Yorum Gönder